| MUGLA TARiHi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
1-Türk Egemenliği
Öncesi Muğla :
Antik Karya Bölgesinin en eski yerleşim alanlarından olan Muğla, sırasıyla Karya, Mısır, İskit, Asur, Dor, Met, Pers, Makedon, Roma ve Bizans egemenliğinde kalmıştır. 1284 tarihinde Türk egemenliğine girmiş olan Muğla ilinin antik adı, çeşitli bulgu ve kaynaklarda “Mobella, Mobolia, Moğola” olarak geçmektedir. M.Ö. 3400 tarihinde bölgeye gelen kavmin başında “Kar” adında bir önder bulunmakta idi. Bu sebeple bölge “Karya” olarak anılmaya başlanmıştır. Karya kuzeyden Lidya, batıdan Frigya ve güneyden Likya ile çevrilidir. Bu sınırlar kuzeyde Söke, Aydın ve Nazilli’nin üstünden başlar, güneyde Dalaman Çayı’nın döküldüğü yerde biter. Bu sınırlar bölgemizin bugünkü sınırlarına çok yakındır Karya’nın toplu yerleşim merkezleri Muğla ve Milas’tır. Bu çağda Karya bölgesi, Ege Denizi’nden gelen Yunan sömürge dalgalarına sahne olur. Birinci sömürge dalgası sonunda Datça üst ve alt Knidoslarla Bodrum yerleşim birimleri oluşur. İkinci sömürge dalgasının yaratmış olduğu bir şehir yoktur. Üçüncü sömürge dalgası sonunda meydana gelen yerleşim merkezleri şunlardır: Dalaman (Daldala), Fethiye (Telmessos, Tlos, Xhantos-Kınık, Patara-Minare, Tlos-Eşen) Stratoneika-Eskihisar, Nakrasa-Karakuyu ve Akassos-Bozüyük. M.Ö. 1800-1200 yıllarında Milas ile Karya’nın adalar komşuları Rodos ve İstanköy’de Miken ve Hitit buluş alanlarına rastlanır. M.Ö. 334’te Anadolu’ya geçen Büyük İskender, Karya’ya Bodrum-Gümüşlük
kapısından girmiştir. Büyük İskender’in Karya’ya girişinde, Karya Satrapı Ada,
kardeşi Piksodaros’un isyanı üzerine Alinda’ya çekilmiş bulunmaktaydı. Ada,
Alinda’da iken topraklarına giren Büyük İskender’e Alinda’nın anahtarlarını
gönderdi. İskender’den kendisini “anası” olarak kabul etmesini istedi. İskender,
Ada’nın bu isteğini kabul etti; Ada’yı hem analığa, hem de Karya Satraplığı’na
tekrar getirdi. 2- Türk Egemenliğinde Muğla :
a)
Menteşe Beyliği Dönemi : Menteşe, Timur’un Çubuk Zaferi’nden sonra 22 yıl daha bağımsız kaldı; 1424 yılında Fatih Sultan Mehmet’in babası II. Murat tarafından kesin olarak Osmanlı topraklarına katıldı. b) Osmanlı Dönemi : 1424’te Menteşe’nin Osmanlı sancağı oluşunu izleyen yıllarda, ilimizi Osmanlı Sultanı Kanuni Sultan Süleyman ziyaret etti. Rodos adasını almak üzere 16 Haziran 1522 tarihinde İstanbul’dan yüz bin kişilik ordu ile Menteşe iline hareket eden Kanuni, 23 Temmuz 1522 günü Muğla’ya geldi. Karabağ’da otağ kurdu. Muğla’nın ileri gelenleri ile yaptığı konuşmada, kendisine takdim edilen kişilerin ve tarif edilen yerlerin “Kara İmam, Kara Mehmet, Kara Molla, Kara Hafız, Karabağlar, Karaçayır, Karadağ ve Karaağaç” olarak sıralandığını duyunca eşrafın sözünü keserek, “Karaları bırakın, bu ilin adı bundan böyle Ganibağ olsun” dedi. Böylece şehrimiz ve yaylamız Karabağlar, Sultan methiyesini kazanmış oldu. 28 Temmuz 1522’de Rodos’a ulaşan Kanuni, aynı yılın Ekim ayında Rodos’u aldı. Dönüş yolunda da aynı güzergahı takip etti. 8 Kasım 1522 günü Muğla’ya geldi, 1 gün mola verip otağ kurdu. O güne kadar alınamayan Bodrum Kalesi’nin fethini Palas Mustafa Paşa’ya emretti. Tamamlanan bu fetih ile beraber ilimizin bugünkü sınırları çizildi. Kanuni’nin Muğla’dan ayrılmasını izleyen yıllarda, ilimiz Celali isyanlarının bir bölümüyle hayli meşgul oldu. Muğla’da, 16. yüzyılın ikinci yarısıyla 17. yüzyılın başlarında “suhte”ler ayaklandı. Suhteler, lise düzeyinde öğrenim gören öğrencilerdir. Yüksek icazet veren İstanbul “Sahn” Medreselerine gitmek için, başarılı suhteler üç yıllık danişmentlik eğitiminden geçer. Suhtelerin itirazları ve isyanı uygulamada bu kuralın dışına çıkıldığı ve yolsuzluklar yapıldığı noktasındadır. Sultan III. Murat’ın tahta geçişinin ilk yılında (1576) Muğla’da, Kara Sadık adındaki suhte başbuğu, kayıtsız-şartsız ve sanki hükümran olarak dolaşmaktadır. Bu isyana halkın desteği vardır. Bu nedenle kadılar, müderrisler, müftüler, imamlar, hatipler, suhtelerle iyi geçinmektedir. Suhte isyanlarının giderek genişlediğini ve halktan destek gördüğünü fark eden Padişah, 1582 yılında yayınladığı Nişan-ı Hümayun ile “Liva-i Menteşe Sancağı beyine ve liva-i mazburda vaki olan kadılara” yumuşatıcı bir takım esaslar önerir; suhte cürümleri affedilir. Ehli örf ve kadılara da suhtelerin itiraz ettikleri yolsuzluklara karışmamaları emri verilir. İlimizi 17. yüzyılın ikinci yarısında ziyaret eden Evliya Çelebi, 1670’ler Muğla’sında Karabağlar’a hayran kalır. “Benzeri ancak Malatya’da Aspuz ve Konya’da Meram bağları vardır.” diyerek Karabağlar’ın zengin ağaç ve meyve dokusuna işaret eden Çelebi, Muğla’nın insanlarını temiz, okumuş, bilgili kimseler olarak tanımlar. O yıllarda Muğla, medreselerin bol olduğu İmparatorluk sancaklarındandır. Ev düvenlerinde dokunan giyimlik bezler, sadakor gömleklikler, ipek çarşaflar, keçe hırkalar, harmaniyeler ve başlıklar, dış satıma da sunulan üretim malları arasındadır.
Osmanlının mir’i toprakları arasındaki Menteşe Sancağı, 1740’lardan itibaren
yörenin nüfuzlu ailelerine kiraya verilmeye başlandı. Bu aileler mir’i
toprakların kiralanacağı günlerde İstanbul’da Saray’a gittiler; açık arttırma
ile kiraya çıkan toprakları, zaman zaman birbirlerini dışlayarak kiraladılar.
Adlarına “mütesellim” denilen bu aileler, kira süreleri devam ederken Menteşe
Sancağı’nın adli, idari, mali ve askeri işlerinin tümünü kendi ayanları,
hazinedarları, kadıları ve müftüleriyle yönettiler. c) Muğla Kurtuluş Savaşı’na Nasıl Yansıdı ? 1- Müzaharet bölükleri kuruldu.
Haziran
1920’de Denizli’den Muğla’ya atanan Mutasarrıf Müştak Bey, jandarmanın başına
getirdiği Cavit Aker’e 1500 kişilik müzaharet bölükleri kurdurdu. Kumaş ve
postallarını Rodos’dan satın alıp giydirdiği bu askerlerin 100’er kişilik
bölükler halinde Batı Cephesi’ne sevk etti.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| MUGLA ÇOGRAFYASI | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Muğla ili, 36 20 ve 37 31 kuzey enlemleri ile 27 14 ve 29 15 doğu boylamları arasında kalmaktadır. Deniz kıyı uzunluğu kara sınır uzunluğundan fazladır. Muğla’nın yüzölçümü 12.851 km2 ‘dir. Muğla ili Anadolu’nun güney-batısındadır. Güney-batısı, Fethiye Körfezinden Mandalya Körfezi’ne kadar olan sahilleri kapsar. Muğla ilinin doğusunda Antalya, Burdur ve Denizli illeri, kuzeyinde Aydın ili, batısında Güllük, Gökova ve Datça Körfezleri’nin yer aldığı Ege Denizi (Marmaris-Karaağaç koyuna kadar) ve güneyinde Akdeniz uzanmaktadır. 1.124 km. olan kıyı uzunluğu ile (deniz kıyısı=840 km., adalar çevresi=231,4 km., göl kıyısı=52,6 km.) en uzun sahil şeridine sahip olan ildir. İl yüzölçümünün yaklaşık % 20’si tarım arazisi olup geri kalan alanlar dağlık ve engebeliktir. Genç oluşumlu kırılma ve çöküntülere bağlı sayısız koylar, bükler ve küçük adalar (toplam ada sayısı 61 ve alanı 40,41 km2) ile yalıyarlar (falez), yarımadalar, kumsallar ve kıyı okları oluşmuştur. Dağlar, ormanlar, süngerciliğe ve balıkçılığa son derece elverişli koylar, turistik potansiyeli yüksek ve görülmeye değer tarihsel eserleri olmasına rağmen, kara ve deniz ulaşımı yetersizliğinden sahil ilçeleri dışında kırsal karakterde bir ilimizdir. YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ : DAĞLAR : Marmaris Karaağaç koyuna kadar doğu-batı uzanışlı Muğla Menteşe yöresi dağları, Ege ve Akdeniz coğrafi bölgelerinin de ayrıldığı doğal sınırlar olan Karaağaç Koyu doğusunda, Batı Toroslar’ın genel çizgilerine uyarak kuzeydoğu-güneybatı yönünde uzanırlar. Kırıklı arazide horst görünümündeki, çok dik yamaçlarla ovalardan ayrılan dağların başlıcaları Akdağ, Göktepe Dağı, Sandras Dağı, Oyuklu Dağ, Kavak Dağı, Beşparmak ve Gökbel Dağları’dır. Akdağ: Muğla’nın en yüksek dağıdır. En yüksek noktası olan Uyluktepe 3.014 m.’dir. Muğla ve Antalya illerini ayıran doğal bir sınırdır. Yaz mevsimi ile birlikte Fethiye, Kemer, Eşen ve Kalkan kıyısında yaşayan Yörükler, Akdağ’ın eteklerine çıkarlar. Göktepe Dağı: Fethiye Körfezi’nin kuzeyinde, Burdur sınırında yer alan Göktepe Dağı, ilimizin ikinci yüksek zirvesidir. (2.407 m.) Sandras Dağı: Köyceğiz’in kuzeyindeki Sandras Dağı (Çiçekbaba Dağı) açık havada Muğla Ovası’ndan görülebilmektedir. Yüksekliği 2.295 m. olan Sandras Dağı etekleri bol yağış alır ve geniş yapraklı ağaçlar yaygındır. Yükseklerde ise iğne yapraklı çam türleri bulunmaktadır. Sandras Dağı yamaçlarında ülkemizin en eski krom madeni yatakları işletilmektedir. Oyuklu Dağ: Doğu Menteşe Dağları’nın güneyinde yer alan ve Muğla kentinin bol yağış almasına yol açan Oyuklu Dağ (Göktepe Zirvesi 1.892 m.) kuzeybatı ve güneydoğu yönünde uzanır. Yaban geyiklerinin yaşam alanıdır. Kavak Dağı: Gökova Körfezine paralel olarak Milas-Ören yerleşiminin kuzeyinde, doğu-batı yönünde uzanan Marçal Dağları’nın en yüksek zirvesi olan Kavak Dağı’nda (1.370 m.) düşük kalorili linyit kömürü yatakları bulunmaktadır. Beşparmak Dağı: Aydın ili sınırında, Bafa Gölü’nün doğusunda uzanan bu dağın en yüksek tepesi Tekerlek Tepe’dir. (1.350 m.) Antik dönemde adı LATMOS olan Beşparmak Dağı eteklerinde Karia kenti Herakleia’nın kalıntıları bulunmaktadır. Gökbel Dağı: Muğla-Aydın karayolu üzerinde bulunan Gökbel Dağı (1.412 m.), Ürgüp-Göreme yöresindeki peri bacalarına benzeyen, ilginç görünümlü bir araziye sahiptir. PLATOLAR : Muğla’da geniş alanlı platolar yoktur. Geçirimli karstik arazi nedeniyle, akarsular tarafından kazınmış az engebeli düzlükler olan plato alanlarını, sadece çöküntü ve polye ovaları kenarlarını dağlardan ayıran yamaçlarda küçük araziler durumunda görmek mümkündür. Batı ve Doğu Menteşe Dağları eteklerinde, Menteşe Platosu ve Beçin (Milas) platosu parçalı bir görünüm taşır. Eskiden geniş tabanlı bir vadiye sahip olan Kocaçay (Eşen Çayı) vadisinin deniz tarafı çok büyük genç çöküntülere uğradığından akarsu, yatağını yeniden kazmaya başlamış ve “Seki Yaylası” adı verilen akarsu taraçaları oluşmuştur. Eşen Çayı’nın doğusundaki Akdağ yamacında oluşan “Saklıkent Kanyonu”, turizm bakımından ün yapmış bir vadidir. Muğla İlinde coğrafi anlamdaki plato (yayla) kavramından farklı olarak, halkın yaz ve sonbahar aylarında serinlemek, tarım ve hayvancılık yapmak için geçici olarak yerleştiği alanlar vardır ki; bunlar genellikle karstik polye ovalarındaki kent ve köylerden yüksekliği daha az olan geleneksel yaylalardır. (Yeşilyurt, Yerkesik, Ula, Dirgeme, Kızılağaç yaylaları gibi). Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Karabağlar Yaylası’ndan bahsedilmektedir. OVALAR-VADİLER: Muğla’da bulunan başlıca düzlükleri, kıyı çöküntü alanlarına genç alüvyonların dolmasıyla oluşmuş kıyı ovaları, karstik yapıdaki polye ovaları (gölova) ve akarsu vadi tabanları olarak üç gruba ayırmak mümkündür:
Eşen ovası : Kocaçay ırmagının ağız kesiminde 125m. yüksekliğinde 8,6 km. genişliğindeki bir deltadır. Geniş kumsallı olağanüstü bir güzelliğe sahiptir. Seki Ovası (Mendan): İlin en yüksek (750 m.) ovası olan ve bu yüzden “Seki Yaylası” adı verilen geniş bir düzlüktür. (10.1 km.) Tahıl tarımı, meyvecilik (elma) ve anason üretimi yoğundur. Basamaklı bir akarsu taraçası durumundaki ova, Jeomorfolojiye “seki” adının coğrafi bir kavram olarak girmesine neden olmuştur. Fethiye ve Kargı Ovası: Fethiye Körfezi’nin doğusunda yer alan ve “Patlangıç Ovası” da denilen bu geniş kıyı düzlüğünün alanı 7,1 km2’dir. Turizmin gelişmesi sonucu yapılaşma nedeniyle tarım alanı olma özelliği azalmıştır. İlimizin ve Ülkemizin en yoğun sebze üretim alanları arasındadır. Kemer Ovası: İlimizin en geniş alanı olan (12 km2) Kemer Ovası, diğer kıyı yakını ovalar gibi önemli bir seracılık, turunçgil, pamuk ve bağcılık alanıdır. Dalaman Ovası: Dalaman çayının suladığı ova üzerinde Devlet Üretme Çiftliği kuruludur. Diğer kıyı ovaları : Ortaca ve Dalyan, Köyceğiz-Kargıncık, Gökova, Marmaris-Değirmenyanı, Milas-Ören, Bodrum-Bitez, Bodrum-Akçaalandır. Milas Ovası: Çöküntüler sonucunda oluşmuş Milas kenti ve çevresindeki ovaların en büyüğü Hamzabey Ovası, Milas Güllük arasında Ekinambarı, Yaşyer, Ağaçlıhöyük ve Gereme Ovası adı ile de anılmaktadır. Milas Ovası ile Selimiye Ovası yoğun zeytin üretim alanlarıdır. Muğla Ovası (646 m.): Karstik oluşumlu bir çukurluk olan geniş bir polye durumundaki bu ova üzerinde kalker yapıda Hamursuz Tepesi, doğusunda geniş bir düden ağzı bulunmaktadır. Çarpık yapılaşmadan özenle korunmuş olan bu ovada Karabağlar Yaylası önemli bir dinlenme alanıdır. Diğer iç bölge ovaları gibi yoğun olarak tütün ve tahıl yetiştirilir. Yeşilyurt (Pisi) Ovası: 620 m. yüksekliğindeki ova bol su kaynaklarına sahiptir. Yazları Maşat ve Kuyubaşı çevresindeki yayla evlerinde tütün tarımı ve hayvancılık yapılmaktadır. Yatağan-Bozüyük ve Turgut Ovası: 420 m. yüksekliğindeki bu geniş düzlüklerde Yatağan Termik Santrali bacaları yükselir. Organize sanayi yöresi olmaya yüz tutan bu ovalık alanda tütün, tahıl ve zeytin tarımı yaygındır. Muğla ili ovalarında toprak türleri çeşitlidir. Alüvyal ve kolüvyal toprak türleri bol kireç içerir. Yaygın olarak kırmızı Akdeniz toprağı denilen “Terra Rossa”lar ile bol yağışa bağlı olarak yer yer kahverengi orman toprağı görülmektedir. KIYI ÖZELLİKLERİ: Muğla ili Türkiye’nin en uzun kıyı şeridine sahiptir. Milas-Akbük Koyu’ndan Eşen Çayı ağzındaki Antalya sınırına kadar Ege Denizi ve Akdeniz’in yer aldığı Muğla’nın deniz ve göl kıyılarının uzunluğu, toplam 1.124 km.dir. (Deniz kıyısı: 840 km., göl kıyısı: 52,6 km, adalar kıyısı: 231,4 km.) Çok genç oluşumlu kıyılarda sayısız girintiler ve çıkıntılar, çok sayıda adalar bulunmaktadır. Dağların kıyı çizgisine dik uzanmasının yanı sıra, deniz tabanında oluşan çöküntüler, kıyıların girintili çıkıntılı olmasına yol açmıştır. Muğla kıyılarında gel git genliğinin zayıf olması (20-25 cm.) dalgaların aşındırması ve eritmesi sonucunda yalıyarlar, lapyalar sıklıkla görülmektedir. Dalga ve kıyı akıntılarının karalardan gelen alüvyonları koy ve büklerin ağzına biriktirmesiyle oluşan çok sayıda kıyı oku, kumsal ve tombolo (yalancı boğaz) şekilleri görülür. (Marmaris-Yalancı Boğaz ile Kapukargın Yarımadaları buna örnektir.) Körfez, koy ve bük önlerinde oluşan kumburnu (kıyı oku) şekillerinin en önemlileri Fethiye Ölüdeniz Lagünü ağzında (Deniz kulağı) ve Marmaris Hisarönü Körfezi yakınlarındaki Orhaniye Koyu’nda yer alan “Kız kumu” kıyı oklarıdır. Dalaman ve Eşen Çayı ağızlarında çöküntü ile deniz altında kalmış eski akarsu vadilerinden dolayı Fethiye Körfezi çevresi “Ria” tipi kıyılar sınıfına girmektedir. Başlıca çıkıntılar Bodrum Turgutreis (Karatoprak) Yarımadası, Datça (Reşadiye) Yarımadası, Marmaris Bozburun Yarımadası, Marmaris Karadağ Yarımadası, Dalaman Kapukargın Yarımadası, Fethiye Kayaköy Yarımadası’dır. Başlıca girintiler ise, Güllük Körfezi’nde Akbük, Kazıklı, Kıyıkışlacık, Güllük, Güvercinlik ve Torba Koyları; Gökova Körfezi’nde Gümbet, Bodrum, Akbük, Akyaka, Karacasöğüt ve Okluk Koyları; Datça Körfezi’nde Palamutbükü, Kurucabük, Çubucak, Orhaniye, Bozburun ve Söğüt Koyları; Marmaris Körfezi’nde Marmaris, Turunç, Karaağaç (Aksaz) ve Dalyan (İztuzu) Koyları; Fethiye Körfezi’nde Göcek, İnlice, Kargı, Katrancı, Ölüdeniz (Belceğiz) koylarıdır. Türkiye turizminde çok önemli yer tutan bu kıyılardan bazıları, günümüzde balık yetiştirme alanları olarak kullanılmaktadır. Bodrum, Datça, Marmaris, Göcek ve Fethiye marinaları çok canlı yat turizmi iskeleleridir. Muğla ilinde toplam 61 ada olup, bunlardan 13’ü Akdeniz’de 48’i Ege Denizi’ndedir. Bunlardan başlıcaları; Göcek, Domuz Adası, Sedir Adası, Karaada, İkiz Adalar (Kardak) , Kargı, Palamutbükü’dür. Adaların toplam alanı 40,41 km2 dir. AKARSULAR: Menteşe yöresinde kalkerli karstik arazi çok geçirimli olduğundan, yüzünden akan akarsu gelişemez. Karamuğla ve Kanderesi gibi sel rejimli derelerin yataklarında ancak kış aylarında su bulunur. Muğla ili akarsuları üç gruba ayrılır: Bütünüyle İl Sınırı İçerisinde olanlar: Namnam Çayı: Sandras (Çiçekbaba) Dağı batısından doğar ve 53 km. uzunluğu ile Köyceğiz Gölü’ne dökülür. Kış ve ilkbahar aylarında artan akımı, yaz aylarında kuraklık ve şiddetli buharlaşma ile çok azalmaktadır. Kargıncık Deresi: Köyceğiz Ağla Köyü kuzeyinde Sandras Dağı eteklerinden doğar, 17 km.’lik kısa boyuna rağmen kış yağışları ve ilkbaharda kar erimeleri ile beslenerek Köyceğiz Gölü’ne dökülür. Yazları tamamen kurumaktadır. Kargı Çayı: Fethiye Yanıklar Köyü kuzeyindeki Çal Dağı’ndan doğarak Fethiye Körfezi’nden Akdeniz’e dökülür. Karaçulha Deresi: Fethiye Ovası köylerinin can damarı olan bu dere, Fethiye kenti içinden Körfeze ulaşır. Kocadere: Bodrum Mumcular çevresindeki Yaran Dağları’nın sularını Karaova üzerinden Güllük Körfezi’ne boşaltır. Üzerinde Mumcular Sulama Barajı bulunmaktadır. Sarıçay: Milas’ın kuzeydoğusundaki Turgut ve Kurukümes Dağları’ndaki Labranda suyu ile ünlü kaynaklardan beslenen bu dere üzerinde Geyik ve Akgedik Barajları bulunmaktadır. Büyük Menderese Dökülen Akarsular: Çine Çayı: Karagedik Dağları’ndan beslenen 359 km. uzunluğundaki bu çayın yukarı kesimleri Muğla ilinde yer alır. Çine Çayı vadisi turistlerin çok ilgisini çekmektedir. Akçay: Köyceğiz’in kuzeyinde Göleli Dağ’dan doğarak Muğla-Denizli il sınırını çizer ve Avcılar Deresi ile birleşerek Kemer Barajı’na ulaşır; Karıncalı Dağları’nı geçerek Sultanhisar güneyinde Büyük Menderes ırmağı ile birleşir. Muğla İli Dışından Beslenenler: Eşençayı (Kocaçay): Antalya sınırlarındaki Akdağlar’ın kuzeyinde Kızılcadağ’dan doğan Eşen Çayı vadisinde genç akarsu taraçaları görülür. Yağışlara bağlı olarak kış aylarında ve özellikle kar erimelerinden dolayı ilkbaharda akımı artar. Yaz kuraklığına rağmen gür karstik kaynaklarla beslenen kolları (Saklıkent Kanyonu) ile Eşen delta ovasını oluşturarak Akdenize ulaşır. 128 km. boyundaki çayın 80 km.’si Muğla ili sınırları içinde kalmaktadır. Dalaman Çayı: Fethiye’nin kuzeyindeki Göktepe Dağı’ndan doğarak Acıpayam ve Gölhisar polye ovalarını sulayan çayın boyu 190 km. dir. 65 km.’lik kısmı Muğla ili sınırlarında kalır. Çeşitli dere ve çaylarla birleşerek Akdeniz’e dökülür. İlimizin en fazla akımı olan ırmağıdır. Dalaman Çayı üzerinde “rafting” adı verilen su sporu yapılmaktadır. GÖLLER VE BARAJLAR: Muğla ili sınırları içerisinde Köyceğiz Gölü, Bafa (Çamiçi) Gölü, Hacat (Tuzla) Gölü, Denizcik, Sülüngür ve Kocagöl doğal gölleri ile sulama amaçlı Mumcular ve Geyik Barajları, küçük alanlı Ula ve Kazan Göletleri vardır. Köyceğiz Gölü: Eski bir körfezin akarsu alüvyonları ve kıyı akıntıları ile zamanla dolması sonucunda oluşan bu göl 52 km2 yer kaplar. Denizden 2 m. yüksekte ve çok sığ olduğundan önemli bir balık üretim merkezidir. Gölü Akdeniz’e bağlayan Dalyan Boğazı Kanalları, koruma altına alınmış çok özel bir turizm alanıdır. Göl çevresinde Çavuş Ilıcası, Sultaniye Kaplıcası, Velibey Kaplıcası ve çamur banyosu yapılan sıcak su kaynakları vardır. Bafa (Çamiçi) Gölü: Milas’ın kuzeyinde, bir bölümü Aydın ili sınırları içerisinde kalan ilimizin en geniş alanlı doğal gölüdür. 60 km2 genişliğindeki gölün denizden yüksekliği 2 m. ve en derin yeri 21 m. dir. Alüvyal sertleşmesi özelliği taşıyan Bafa Gölü, Büyük Menderes Irmağı’nın, eski Latmos Körfezi’nin batısını alüvyonlarla doldurması sonucu oluştuğu için “kıyı set gölü” olarak nitelendirilir. Son yıllarda sulama amaçlı olarak yapılan küçük alanlı barajlar ve göletler vardır. 1988’de Sarıçay üzerinde yapılan Geyik ve Akgedik barajlarına 1991’de Bodrum Karaova’da yapılan Mumcular Barajı eklenmiştir. Ayrıca Akköprü ve Bayır Barajı inşaatları devam etmektedir. BİTKİ ÖRTÜSÜ: Muğla ilinin iklim ve toprak koşullarına göre şekillenen doğal bitki örtüsü çok çeşitli ve zengin bir flora oluşturur. İlimizin geniş alanlarında Akdeniz iklimi özellikleri egemendir. Kış aylarında aşırı düşük sıcaklık ve kuraklık olmaması bitkilerin gelişimi için elverişlidir. Yaz kuraklığı çok belirgin olduğundan kurakçıl (kserofit) formasyonlar gelişmiştir. Bunlara “maki formasyonu” denir. Yüksek dağlık alanlarda ise iğne yapraklı ormanlar bulunmaktadır. Muğla ilinde, ekonomik değer taşıyan çam ormanları, kuzu göbeği mantarı, orkide, tavşantopu gibi bitkilerden bilinçsiz bir şekilde yararlanma yoluna gidilmiştir. İlimizde dağların kuzeye bakan yamaçlarında, Karadeniz’e özgü nemcil (higrofit) ağaç türleri ile kıyı şeridinde nemli tropikal kuşağın bazı türleri görülmektedir. Ağaç Türleri: İğne Yapraklılar: Kızılçam, fıstık çamı, karaçam, ardıç çamı ve sedir çamı. Geniş Yapraklılar: Meşe, palamut meşesi, çınar, kavak, söğüt, karaselvi, kızılağaç, karaağaç, akçakesme, günlük (sığla), dut, kestane, ıhlamur, delicezeytin, gelendost (okaliptüs), keçi boynuzu (harnup). Çalı türleri: Pırnal meşesi, mersin, defne, zakkum, erguvan, menengiç (çitlembik), sandal, kocayemiş, sumak, karaçalı, hayıt, sakız ağacı. Otsu Bitkiler: Adaçayı, lavanta çiceği, kekik, süpürge çalısı, kermez meşesi, ladin, biberiye.
Ormanaltı Bitki Türleri ve Diğerleri: Böğürtlen, sarmaşık. kuşburnu,
çıntar, kuzu göbeği, dolaman, çamdibi mantarları, devedikeni, ayrık, topalak,
sirken, narpız, semizotu, ısırgan, baldıran, labada, devetabanı, gerdeme,
kuzukulağı. HAYVAN TÜRLERİ: Muğla’da yabanıl hayvan varlığı oldukça çeşitli ve zengindir. Ancak, son yıllarda kontrolsüz ve bilinçsiz avlanma ile tarımda kullanılan ilaçlar hayvanları, özellikle bazı kuş türlerini, olumsuz etkilemiştir. Marmaris Adaköy’de ala geyik ile Marmaris Karadağ Yarımadası, Yılanlı Çakmak Kocatepe ve Köyceğiz’de yaban keçisi üretme ve koruma sahaları bulunmaktadır. Dünyada az rastlanan “Caretta Caretta” cinsi iri deniz kaplumbağası Dalyan-İztuzu üreme sahası kontrol altındadır. Kanatlı Hayvanlar: Üveyik, bıldırcın, keklik, karabatak, leylek, balıkçıl, çoban aldatan, kırlangıç, ağaçkakan, sığırcık, karatavuk, kartal, doğan, şahin, serçe, atmaca, baykuş, yaban ördeği, yaban kazı. Kanatsız Yabanıl Hayvanlar: Yaban keçisi, ala geyik, kurt, çakal, yaban domuzu, tilki, tavşan, sincap, kirpi, deve kuşu. Balık Çeşitleri: Sazan, aynalı sazan, yayın balığı, kefal, levrek, çipura, alabalık. İKLİM: Muğla ili Akdeniz iklimi etkisinde kalmaktadır. İklim üzerinde deniz etkisi ve yükseltinin yanı sıra, yer şekillerinin uzanışı da büyük rol oynar. 800 m. yüksekliğe kadar olan alanlarda “Asıl Akdeniz İklimi” ve daha yüksek alanlarda “Akdeniz Dağ İklimi” hissedilir. Maksimum-minimum sıcaklık değerleri, nemlilik, yağış miktarı ve hakim rüzgar yönleri yerel coğrafi koşullara göre değişmektedir. Akdeniz iklimi ve enlem etkisine bağlı olarak yazları artan sıcaklık değerleri, kışları deniz etkisine ve yüksekliğe bağlı olarak kıyılarda ılık, dağlık kesimlerde düşüktür. Muğla, Bodrum, Datça, Fethiye, Köyceğiz, Marmaris, Bozburun, Milas, Güllük ve Yatağan’daki meteoroloji istasyonlarında sıcaklık, yağış ve rüzgar özellikleri gözlenmektedir. Veriler incelendiğinde ilimizdeki gözlem evlerinde en yüksek ortalama sıcaklıkların Temmuz, en düşük ortalama sıcaklıkların Ocak aylarında yaşandığı, sıcaklık farklarının kıyı kentlerinde az, yüksek ve denize uzak kentlerde fazla olduğu görülür. Kaydedilen en yüksek sıcaklık 47 C (Marmaris) ve en düşük sıcaklık -12,6 C’dir. (Muğla) Muğla ilinde, Kasım-Mart ayları arasında sıcaklık düşmesine bağlı olarak bağıl nem yükselmektedir. Buna karşılık açık ve güneşli yaz aylarında sıcaklık artışına da bağlı olarak bağıl nem oranı düşmektedir. Akdeniz iklimi yağış rejimi görülen ilde yazlar kurak, kışlar bol yağışlı geçer. Depresyonik (cephesel) yağışlar dışında, ilkbahar başlarında Muğla, Ula, Yatağan, Milas gibi genellikle karstik polye ovaları olan kara içlerindeki kentlerde konvektif (yükselim) yağışlar da gözlenir. Muğla, yıllık toplam ortalama yağış miktarı bakımından ülkemizde dördüncü sıradadır. (1.196 mm) Muğla ili kıyılarında deniz suyu sıcaklığı, iç ve dış turizm bakımından çok uygundur. Mayıs-Kasım aylarında Bodrum, Marmaris, Fethiye Koyları’nda ortalama deniz suyu sıcaklığı 20 dereceyi geçer. Yer şekillerinin uzanış durumuna göre Muğla ili kentlerinde kuzey rüzgarları az etkilidir. Daha çok güney, batı ve doğu sektörlü rüzgarların egemen olduğu kentlerde Keşişleme, Kıble ve Lodos yıl boyunca; Poyraz ise kış mevsiminde etkilidir. Kıyı kentlerinde yazları öğleden sonra esen Deniz Meltemi (İmbat) bunaltıcı sıcağı biraz olsun giderir.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| MUGLA iL TARiHCESi | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Eski çağlarda Karya, Türklerin eline geçişinden sonra Menteşe, Cumhuriyet ile birlikte Muğla olarak adlandırılan yöre, tarih boyunca çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır.
Karya, Romalılar devrinde Asya eyaletleri içinde yer alırken daha sonra ayrı bir
eyalet haline gelmiştir. Selçukluların Anadolu’ya akınlarını yoğunlaştırmasından
sonra, Karya dahil bütün Anadolu 200 yıl süren Türk-Bizans mücadelesine sahne
olmuştur. Selçuklular Karya ve çevresini uç beyleriyle yönetmişlerdir. Menteşe
Beyliği’nin bir uç beyliği olarak kuruluşu, başlarında Menteşe Beyi’nin
bulunduğu bir Türkmen boyunun Karya bölgesini alması ile gerçekleşmiştir.
Böylece Karya ve çevresi “Menteşe” adıyla anılmaya başlanmıştır. CUMHURİYET DÖNEMİ MUĞLA VALİLERİ
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Bu site www.efuar.org üyesidir